CHP’li Özkan: Kiminle tatil yapıp dost olacağıma müfteriler...

CHP'li Özkan: Kiminle tatil yapıp dost olacağıma müfteriler karar veremez

Muharrem İnce basın toplantısında, "CHP Genel Merkezi'nde çete var. Yazın teknede beraber tatil yaptılar" dedi. İnce'nin bu söyleminden sonra medyada bir sürü CHP'li yöneticinin adı geçti. O suçlamalara maruz kalan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan açıklama yaptı. Muharrem İnce Hürriyet Gazetesi için kaleme aldığı yazısında neden çete ifadesini kullandığını açıkladı

27 Kasım 2019 - 18:00 - Güncelleme: 27 Kasım 2019 - 18:19

Muharrem İnce Yalova'daki köyünde düzenlediği basın toplantısında 'Saray komplosunu CHP Genel Merkezi'ndeki bir çete'nin kurduğunu iddia etti. Gazetecilerin "CHP içindeki çete kim?" sorusuna "Aynı teknede yazın tatil yapmışlardır. Onlar kendilerini bilirler" yanıtını verdi. İnce'nin bu iddiası üzerine her platformda sayısız iddiada bulunuldu.

'ÇETE SİZSİNİZ'

Haberlerde adı geçen isimlerden CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan o iddialar hakkında Twitter hesabından açıklama yaptı. Meydan okuyan Özkan, "Bir bühtanın alçaklığıyla geldiğimiz noktada, çete diye yayın yapan bütün yandaş medyaya haydi oradan diyorum. Çete sizsiniz" ifadelerini kullandı.

'DERDİNİZİ MAHKEMEYE ANLATIN'

Bu iddilarla ilgili yargı yoluna başvuracağını belirten Özkan, "Bundan sonra derdinizi mahkemeye anlatın" dedi.

'KİMİNLE TATİL YAPACAĞIMA YANDAŞ MEDYA MÜFTERİLER KARAR VEREMEZ'

Teknede tatil iddialarına ilişkin Özkan, "Kiminle tatil yapıp dost olacağıma müfteriler, yandaş medya karar veremez" ifadelerini kullandı.

'CHP MUHTERİSLERE YENİLMEZ'

Özkan açıklamasına şu şekilde son verdi:

CHP muhterislere yenilmez. CHP UMUTTUR

İşte Özkan'ın o tweeti: 


Bühtan: Yok yere suç yüklemek, kara çalmak.

Müfteri: Kara çalan, iftira eden (kimse)

Muhteris: Aşırı tutkuları olan (kimse).

MUHARREM İNCE HÜRRİYET'E YAZDI

Muharrem İnce, ‘Beştepe’ye çıktı’ iddiasının ardından yaşanan tartışmaları Hürriyet için kaleme aldı: “Neden çete diye ithamda bulunduğumu söylüyorlar. Ben bunlar için elbette “birkaç kişi”, “bir grup”, “bir klik” gibi adlandırmalarda da bulunabilirdim. Ama bu adlandırmalar çete sözünün içerdiği belli bir amaç için yan yana gelip plan yapmayı, pusu kurmayı, arkadan vurmayı ifade etmezdi.”

PARTİLİSİNE GÜVENMEYEN

“Bu olayda plan yapan, kumpas kuran adres ben değilim ki sonuçlarından yararlanayım ya da bundan siyasi rant devşirmiş olayım. Kamuoyu ve partililerimiz (onların bunu bildiklerinden eminim ama vurgulamak için bunu söylüyorum) şunu iyi bilmeli ki benim mücadelem kişisel itibarımdır, şerefimdir onurumdur. Bu konu üzerine söz üretenlere önce beni anlamaları için bir an bu iftiranın muhatabının kendileri olduğunu düşünmelerini öneririm. İnanıyorum ki hiç kimse benden farklı davranmazdı.

Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet, insan onurunu, şerefini her şeyin üzerinde tutar. Düşünün ki benim de üye olmaktan, hizmet etmekten gurur duyduğum bir parti, bana yönelik bu saldırıda hâlâ “Ne Muharrem İnce ne de bir başka partili saray kapılarına gitmez, orada partisi aleyhine iş tutmaz” diyememiştir. Ne yazık ki Talat Atilla denilen kişiye meydan okunamamıştır. Kendi üyelerinin, eski milletvekilinin, o partide her kademede bulunmuş biri için bu iradeyi göstermemişlerdir. Kendi partililerine güvenmeyen bir parti yönetimi başkalarının güvenini nasıl kazanabilir? Bu soruyu her partili mutlaka kendilerine sormalıdır.

ASIL HEDEF GENEL BAŞKAN

Bu işin CHP’de kurultay sürecine yönelik hesaplar üzerinden anlatılması kesinlikle benimle ilgili değildir. Benim kurultaya dönük hiçbir faaliyetim yoktur. Ben bu konular üzerine defalarca açıklamalarda bulundum. Artık ben kurultay delegelerinden oy isteme aşamasını çoktan geçtim. Benim bu konularla ilgili açıklamaların sadece ve sadece olması gerekenler üzerinedir. Eğer bu olayda bir kurultay hesaplaşması görülmek isteniyorsa bana değil Talat Atilla’nın adres gösterdiği kişi veya kişilere, onların parti içi faaliyetlerine bakılmalıdır. O zaman kurultaya dönük hedefler de kendiliğinden görünür olacaktır. Bu olayı kurultay üzerinden okumak isteyenler varsa bilsinler ki asıl hedef ben değilim Sayın Genel Başkan’ın kendisidir. Bana yapılan sadece bir yol temizliği olarak görülmelidir. Açıklamalarımda bu konuya ısrarla dikkat çekmeye çalıştım ve Sayın Genel Başkan’ı ısrarla uyardım uyarmaya devam ediyorum: “Bana yapılan, size yapılmak istenen için alan temizliğidir.” Dileğim Sayın Genel Başkan da bu olayı kurultayla ilişkilendiriyorsa, bir kez de benim bu söylediklerim üzerinden süreç okuması yapmasıdır.

ÇETEDEN DAHA UYGUN SÖZ

Açıklamalarımda bu olayın parti içinde bir çete tarafından organize edildiğini söylediğimde neden çete diye ithamda bulunduğumu söylüyorlar. Ben bunlar için elbette “birkaç kişi”, “bir grup”, “bir klik” gibi adlandırmalarda da bulunabilirdim. Ama bu adlandırmalar çete sözünün içerdiği belli bir amaç için yan yana gelip plan yapmayı, pusu kurmayı, arkadan vurmayı ifade etmezdi. Onlara hak etmedikleri siyasi unvanla hitap etmiş, yaptıklarını masumlaştırmış olurdum. İnsanların şereflerine, onurlarına yönelik planlama yapanlar, pusu kuranlar, iftiralara sarılanlar için kişiliğim el vermiyor; merak ederlerse TDK sözlüklerinde yer alanlardan kendilerine çete sözünden daha uygun olanları da kendileri seçebilirler.

Bana yönetilen eleştirilerden bir diğeri ise yandaş basın desteği konusunda olmaktadır. Yandaş basın için söz konusu olan CHP olduğunda onların iştahlarının nasıl kabardığını, mutlu olduklarını elbette görüyorum. Onların en başta da bana olmak üzere neler yaptıklarını çok iyi biliyorum. Kimse yandaş basın konusunda bana ders vermeye çalışmasın.

İKTİDARA BİR ŞEY ÇIKMAZ

Bana bu konuda eleştiri yöneltmeden önce bu kumpasın birinci derece de faili olan, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanına dahi sözde tehditte bulunabilen kişi kimdir ve medyanın hangi kısmında yer almaktadır? Bu kişiyle partide kimlerin ne amaçla içli dışlı olduğu üzerine düşünülmesi ve bunu sorgulanması gerekmez mi? Bunu yapmadan benim basın toplantıma yandaş basının gelmesini eleştirmek olayı anlamak değil, olayı keyfi biçimde biçimlendirmektir. Buradan o yandaş basına zaten hiçbir şey çıkmaz. Buradan iktidara da hiç bir şey çıkmaz. Yeter ki biz üzerimize düşenleri zamanında yapmasını bilelim. Ben partimin bu olaydan daha fazla yara almaması için konuyu kapatıyorum. Avukatlarım dava dilekçesini hazırladı. Konuyla ilgili son sözü artık yargı söyleyecektir. Eğer bu yalanlarda tek sorumlu Rahmi Turan ve Talat Atilla ise partinin de bu kişiler hakkında, en başta da Sayın Genel Başkan’ın dava açmasını beklerim.”

TURAN’A 5 KURUŞLUK ATİLLA’YA 3 KURUŞLUK DAVA AÇTI

Muharrem İnce, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüştüğü iddiaları nedeniyle, gazeteci Rahmi Turan hakkında 5 kuruş, Talat Atilla hakkında ise 3 kuruşluk manevi tazminat davası açtı. Avukat Mustafa Kemal Çiçek’in Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimliği’ne verdiği dilekçede gerekçe “Birlikte, eylemli olarak, iftira niteliğinde, mesnedi olmayan yalan bir haber yapmak suretiyle siyasi bir kimliğe sahip olan müvekkilimin, kişilik haklarına ve değer yargılarına alenen saldırı” diye açıklandı.
Avukat Çiçek ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, Turan ve Atilla için ‘görevi kötüye kullanarak iftira ve hakaret’ suçlarından soruşturma açılmasını talep etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Dünyaca ünlü doktorlar İSEF'te buluşacak
Dünyaca ünlü doktorlar İSEF'te buluşacak
Aydın Doğan hastaneye kaldırıldı
Aydın Doğan hastaneye kaldırıldı