Kılıçdaroğlu, ’Sarıgül oylarınızı böler mi?’ sorusuna...

Kılıçdaroğlu, 'Sarıgül oylarınızı böler mi?' sorusuna ne cevap verdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçime giden süreçte parti içinde yaşanan tartışmaları değerlendirdi. Sarıgül'ü Eyüp'ten aday göstermek istediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Şişli'de oylarınızı böler mi?" sorusuna ise "O ayrıntıya girmek istemiyorum. Şişli'yi alacağız, göreceksiniz" diye yanıtladı.

18 Şubat 2019 - 10:08

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet'ten İpek Özbey'e konuştu.

Burada partisi içinde yaşanan tartışmaları ve istifaları değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Geçen yerel seçimlerde de benzer uygulamalar oldu. Bizim aday göstermediklerimiz başka bir partiden aday oldu. Örneğin Aliağa gibi bir yeri de bu yüzden kaybettik. Bu noktada DSP'ye bir şey söylemek istemem. Nihayetinde bir siyasi partidir, tercihlerine saygı duyarız. Benim doğru bulmadığım uygulama, bir siyasi partiden belediye başkanı ya da milletvekili olan arkadaşımızın aday gösterilmediğinde başka bir partiden aday olmasıdır" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü Eyüpsultan'dan aday göstermek istediğini, ancak bu teklifinin kabul edilmediğini ifade etti. 

İpek Özbey'in bazı soruları ve Kılıçdaroğlu'nun yanıtları şöyle:

- Şişli'de oylarınızı böler mi?

O ayrıntıya girmek istemiyorum. Şişli'yi alacağız, göreceksiniz…

- DSP Genel Başkanı, "CHP karşıtı değiliz ama İYİ Parti'ye gösterilen özenin bize de gösterilmesini beklerdik" diyerek sitemkâr konuştu. Bir ittifak olamaz mıydı?

Arkadaşlarımız Seyit Torun ve Oğuz Kaan Salıcı DSP ile görüştü, daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.

- "Seçime değil, ölüme geliyorum" sözlerinin sahibi Şanlıurfa Siverek ilçesi adayınız Mehmet Fatih Bucak, geçen haftaya damga vurdu. Partinizden çok ciddi sesler yükseldi. Yeniden bir değerlendirme olacak mı?

Şu anda çalışmalar devam ediyor. Ben doğal olarak o kadar ayrıntıya giremiyorum. Değerlendirmeler devam ediyor, daha vaktimiz var.

- "Ben doğal olarak o kadar ayrıntıya giremiyorum" ne demek efendim? Olan bitenin tek sorumlusu olarak gösteriliyorsunuz…

Ben size işleyişi anlatayım: Belediye başkanlarımızla ilgili ön çalışma yapıldı. Şikâyet ve memnuniyetler masaya yatırıldı. Belde halkının nasıl bir aday profili istediği araştırıldı. Sonra adayların belirlenme süreci başladı. Anketler yapıldı, milletvekili arkadaşlarımız yerinde araştırma yaptı, kimin belediye başkanı olması konusunda genel merkeze raporlar sundu. Bunlar olurken bir yandan da İYİ Parti'yle, DSP ile görüşmeler yapıldı. Saadet Partisi ile dirsek teması oldu. Bu çalışmalar sonrası adaylar belirlenmeye başlandı. Birkaç adayın ortaya çıktığı noktada bazı yerlerde eğilim yoklaması, bazı yerlerde merkez yoklaması yaptık. Sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini aldık. Adaylar MYK'da belirlendi. PM'nin görüşleri ortaya çıktı, orada bazı adayları geri çektik. Yetki Merkez Yönetim Kurulu'na verildi, adaylar belirlendi.

- Yani sizin Mehmet Fatih Bucak konusunda bir ısrarınız olmadı, Bucak tüm bu aşamalardan geçti, öyle mi?

Eğer ben her şeyi belirleyen konumda olursam, partide demokrasi olmaz. Bizi diğer partilerden ayıran temel unsur da budur. Dolayısıyla bizim sürecimiz zor bir süreç aslında.

- Kemal Bey, İzmir'de tam da Tunç Soyer'i açıklayacağınız gün ortaya Aziz Bey çıktı, ertelediniz. Tam olarak ne yaşandı?

Hiçbir şey. Gayet samimi olarak açıklıyorum. Biz zaten o gün açıklamayacaktık. O gün açıklayacağımızı nereden çıkardılar anlamıyorum. Aziz Bey, tekrar aday olmak istediğini ifade etti, en doğal hakkı. Aday adayı oldu, sonra biz aday adaylarımızı MYK'da tartıştık. Anketler önümüze geldi. Tunç Soyer'in ismi önde çıkıyordu, kendisini aday yaptık. Sonradan Aziz Bey de gayet makul bir şekilde partimiz için çalışacağını ifade etti zaten.
- Kulislere "Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer'i istemediği için aday oldu" diye yansıdı..

İnanın böyle bir şey olmadı. Kavga, dövüş yok. Kavga etselerdi şu anda bir arada olurlar mıydı?

- Ama Aziz Bey'in önce "Adayım" deyip son andaki hamlesinin bir açıklaması olmalı…

Geride kalan konular bunlar. İzmir büyükşehir belediye başkan adayımız Sayın Tunç Soyer'dir ve Sayın Kocaoğlu da her CHP'li, her demokrasi sevdalısı gibi partisinin başarısı ve ülkesinin mutlu, huzurlu geleceği için seçim sürecinde üstüne düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirecektir. Bunu da ifade etti zaten.

- Partinizde size karşı kırgınlık olduğunu düşünüyor musunuz?

Aday olamayanların burukluk yaşamaları, kırgınlık yaşamaları insani bir şey… Bu durumu anlayışla karşılamak gerekir. Demokrasinin de gereği budur zaten. Alkışları, eleştiri ve kırgınlıkları olgunlukla karşılayacaksınız. Aday gösterilmediği için burukluk yaşayan, bunu ifade eden arkadaşlarımıza karşı bir kızgınlık içinde olma hakkımız yok, bunu hoşgörüyle karşılama sorumluluğumuz var. Bu sadece bana dair bir yaklaşım da değil. Parti kültürümüzde olan bir yaklaşım. Halen partisine sadakatle, özveriyle bağlı yüzlerce partilimiz var ki kendileri geçmişte bulundukları mevkilere yeniden aday gösterilmediler ancak küsmediler. İl, ilçe örgütlerimizde, parti üst kademe yönetimlerinde görev almayı sürdürüyorlar ya da sade bir üye olarak partimize güç vermeye devam ediyorlar. Çünkü bu arkadaşlarımız, partililik bilincini, vatanseverliği, bir dikta yönetimine karşı verilen mücadeleye destek olma kararlılığını, herhangi bir makamda oturmaktan çok daha ulvi bir görev olarak görüyorlar. Dolayısıyla, CHP'de kimse mevkiler için bulunmuyor, bulunanlar ise zamanla partimizden ayrılıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ela Deniz için İstanbul Valiliği'nden izin çıktı: Umut olalım...
Ela Deniz için İstanbul Valiliği'nden izin çıktı: Umut...
CHP'li belediye Kadir Gecesi, Kur'an dağıttı
CHP'li belediye Kadir Gecesi, Kur'an dağıttı